“Evet” değil ama “hayır” da değil. “Yanlış” da değil. Bunu ifade etmek için bize kelime lazım.
Taksimdeydik dolaşıyorduk. Her milletten, her kültürden insan var, ana akımından alt’ına kadar. Marjinal? Marjinallik olsun dedim, bu durumu marjinallik olarak ifade edelim. Marjinal teknik, marjinal yöntem. Yanlış değil, ancak genel duruma/akıma uymuyor. Olmaz değil, olur ama bir nedeni olsa iyi olur.
Eve dönünce Google’da “marjinallik” diye arattım. Belki ben yanlış biliyorum kelimenin anlamını? Belki uymaz?
Hiç beklemiyordum. Boşluğuma geldi. Dün gece o kadar güldüm ki nefes alırken hala karnım ağrıyor.
Uzun pamuk şeker pembesi saçlarıyla Fatih Terim
Beklemiyordum.
Blog başlasın, linki şuraya bırakıyorum: https://x.com/sonsuzfutball/status/1866934439965577655
.
Kimse alınmasın diye kendime vuracağım. Biyokömür üzerinden anlatacağım. Hala alınan varsa kendi tercihidir, saygı duyarız :)
.
Birkaç istisna haricinde permakültürün ucundan tutan herkes bir iki tekniğe yoğunlaşıyor. İster istemez o teknikçi oluveriyor – yükseltilmiş yatakçı, kompostçu, biyokömürcü… Sıkıntı bunda değil, sıkıntı zamanla her problemi adı anıldığı teknikle çözmeye çalışmak. Mesela kompost. Tarlada organik madde eksikse kompost, tuzluluk varsa kompost, verimliliği yitirmiş yere kompost, bostana kompost. Doğru, bunların hepsine kompost fayda sağlar. Ancak her biri için en doğrusu yani ideali kompost değil ki. İlkinde örtü ekini, ikincisinde ağaç (kompost yardımcı), üçüncüsünde önce mineral dengelemesi sonra belki kompost, dördüncüsü ölçeğe bağlı. Kompost iyidir diye bilen biri hepsine kompost yapıştırır gider. Biyokömürcü her gördüğüne biyokömür der. Mesela ben. Yalan yok problemle karşılaştığımda aklıma ilk biyokömür gelir, genellikle elenir.
Tropikal iklimlerde hava hem sıcak hem de o kadar çok yağıyor ki toprak içinde organik madde tutma şansınız kalmıyor. Hayat bizdeki gibi toprağın içinde değil, toprağın dışında yani üstünde. Toprakta mineral, gübre tutma şansınız yok. Ya yağışlar alıp götürüyor ya da ağaçlar ve otlar çekiyor. Bu arada bakteriler, mantarlar da gümbürtüye gidiyor. Bize öyle bir şey lazım ki, pil gibi, sünger gibi olsun mikroplara yuva olsun. Azotu tutsun, oyalasın. Biyokömür! Herhalde tropikal bölgelerdeki avcı toplayıcılar ateşten kalan kül ve kömürün atıldığı yerde toprağın hayat dolu olduğunu fark etmiş ve bu tekniği geliştirmişler. Karşınızda tetra preta, bizdeki adıyla kara toprak. İçinde biyokömür ve çömlek parçaları bulunan, daha soğuk bölgelerdeki topraklara benzeyen, koyu renkli ve bol bereketli tropik bölge toprağı. %100 insan yapımı. Amazon’dan, Liberya’ya hatta Borneo’ya tropik bölgelerin hepsinde var.
Biyokömürün ne olduğunu anlamak için tropiklerdeki etkisini görmeniz gerekiyor. Oha diyeceksiniz, bu nasıl bir şeymiş diyeceksiniz. Ancak aynı biyokömürü Akdeniz ikliminde bir yere uyguladığınızda o etkinin onda birini görürseniz şanslısınız. Etkisi olmuyor değil, oluyor ama oradaki kadar değil. Tropiklerde bir ilaç, çare. Gerçek bir çözüm. Bizde kullanabileceğiniz yöntemlerde yalnızca biri. Onun dışında mineral dengelemesi yapabilirsiniz (tropiklerde akıp giderdi), örtü ekini (tropiklerde örtü ekini yapamazsınız, ağaçlar orada çok agresif), yağmur hendekleri (tropiklerde su eksikliği dert değil). Gibi. Biyokömürle toprak iyileştirmek bizim şartlarda marjinal bir yöntem. Yapabilirsiniz, sonuç da alırsınız. Ancak bizim şartlarımızda alternatifleri var ve bu alternatif yöntemler bizde daha başarı oluyor.
Biyokömürü peki neden kullanıyoruz? Neden bu Kirpi bu kadar anlattı, adım adım İnstagramda paylaştı. Üretimini, kullanımını? Marjinal olmadığı durumlar var çünkü. Bu durumlara biz özel durumlar diyoruz. Özel durumlarda gerçekten çok işimize yarıyor, bu durumlarda marjinal değil.
- Atık yönetimi: Bol karbonlu atıkların hızlıca işlenmesi ve üretime geri kazandırılmasında kullanıyoruz. Tek tük ağaç buduyorsanız sıkıntı değil ancak bizim gibi 10 dönüm ağacı buduyorsanız o atığın bir şekilde işlenmesi ya da bertaraf edilmesi gerekiyor. Dal öğütmek bir alternatif ancak hem ekonomik değil (uzun sürüyor, benzin, bıçak, işçilik) hem de yeni başlayanlar için tehlikeli. Gömebilirsiniz – odunyatağı/hügelkültür- ancak bu da iş ve ağır makine gerektiriyor. Biyokömür hızlı, ucuz ve etkili bir alternatif.
- Hasta bitkiler: Atık yönetimine benzer bir neden. Ateş hastalıkların yayılmasını önlemekte oldukça etkili. Yakıp kül elde edebilirsiniz ya da daha iyisi karbonu tutabilirsiniz – biyokömür.
- Hayvancılık: Hayvanlara biyokömür yedirilmesi hem sindirim verimini arttırıyor (daha az yem, daha çok kilo/yumurta gibi) hem de hayvan gübresini daha kararlı halde getiriyor. Yani gübre kokmuyor. AB’de tavuk yemine biyokömür katılması bu yüzden. Avusturalya’da sığırlara biyokömür yediriyorlar.
- Azot sorunu: Azot büyüme için gerekli ancak aşırı kararsız. Uçup gidiyor. Kompost hazırlama sürecindeki hacim kaybından tutun kümesin, ahırın ya da ağılın kokmasına – hepsinin nedeni azotun kaçıp gitmesi. Karbon azotu tutuyor, bırakmıyor. Kompost yığını kurarken ham biyokömür eklerseniz sonuçta daha fazla kompost elde edersiniz (azot uçup gidemedi). Bizde – Türkiye’de- kapınıza ucuz ve kaliteli kompost teslimi yapan kimse yok (pahalı ve kalitesiz de yok gerçi). O yüzden verimli olması bizim lehimize. Aynısı ahıra koyduğunuzda da oluyor. Kömür azotu tuttuğu için koku azalıyor.
- Gübrede tasarruf: Topraktaki organik madde miktarı azaldığında dalgalanmaları tamponlayacak bir şey kalmıyor (nem olur, mineral tutma kapasitesi olur vs). Tarlaya biyokömür uygulandığında toprak sanki daha yüksek oranda organik maddeye sahipmişsiniz gibi davranıyor. Daha az gübre kullanımı, daha etkili uygulama (bu konuda uzman biri size imzalı danışmanlık vermiyorsa tarlada sakın %5’in üstüne çıkmayın).
Gibi.
Görüldüğü üzere biyokömürün kendisi marjinal olmasa da toprak iyileştirmede kullanılması marjinal. Diğer uygulamaları marjinal değil. Başka ifadeyle sahada toprak iyileştirmede biyokömür kullanırsanız bir nedeniniz olmalı. “Bu bölgede bol miktarda budama atığı vardı, yararlanmak istedik” ya da “toprakta su tutma kapasitesinde problem vardı, artan maliyetler yüzünden en uygunu buydu” gibi. Marjinallik kötü değildir ancak açıklamaya tabidir.
.
Mesela yükseltilmiş sebze yatağı. Akdeniz İklimi nedeniyle marjinal, İngiltere’de ya da kıta Avrupa’sında olduğu gibi çalışmaz bizde. Çocuğunuz, köpeğiniz varsa, çok fazla insan trafiğine maruz kalan bir yerde iseniz (şehirdeyseniz) ya da bahçeyle ilgilenmeye omurganız pek yardımcı olmuyorsa mükemmel. Yoksa bizim iklimimiz ve toprağımız direkt yer hizasında yetiştirmeye uygun. Akdeniz iklimi nedeniyle yüksek yataklar çok iyi çalışmaz bizde.
Wicking bed -fitilli yatak. Yalan yok süper bir şey. Suyunuz kısıtlıysa, yorulmak istemiyorsanız, endüstriyel üretim alanlarına yakınsanız, şehirdeyseniz güzel. Yoksa marjinal, çünkü çöl şartları için ideal bu yöntem.
Bokaşi: Hep iklime bağlı değil, ölçeğe de bağlı marjinallik. Evin atığını dönüştürmek istiyorsanız bu ön kompostlaştırma yöntemi ideal. Restoranlar ya da büyük üreticiler için pek değil ama. Ölçek büyüdükçe marjinalleşiyor.
.
Marjinallik tablosu hazırlasak iyi olacak. Bu şekilde herkes yöntemlerin sınırlarını, sıkıntılarını görmüş olacak. Belki de ona göre seçecek.
.
Not: Marjinallik permakültürde tip 1 hata diye tarif edilen hata çeşidi değildir. Hata da değildir, olsa olsa ideal değildir. Halk arasında marjinallik kötü bir şey olarak tarif edilse de esasında genele uymayan demektir. Kötü bir şey değil, kimse alınmasın.