Bugünkü konumuz para.
.
Bizim köyde kimi emmiler var, çiftçilikte lisans, doktora olsa bunlar ordinaryüs prof olur. Kuraklıktan tarla olmuş Suudi Arabistan emminin rekolte dönümden 650 kg’ın altına düşmüyor. Bir gram yağmur yağmadı, bizden farklı gübre kullanmadılar. Havayı mı kokluyorlar, toprağa mı konuşuyorlar inanın hiç bilmiyorum (bu emmiler 500 kg buğday alırken ben 125 kg aldım, 650 aldıkları sene 250 kg aldım).
Emmilerden birini gözüme kestirdim, her yaptığını takip ediyorum. Bu işlere ilk başladığım dönemde kendime dedim ki emmi yakında tarla satar. Geçen buğday hasatından sonra yolda denk geldik, mutluluğu köyü aydınlatıyor. O kadar neşeli ki. Tarla satmış, neşesi ondanmış. Kaç kg buğday çıktı diye soramadım bile, seke seke gitti.
.
Köydeki en iyi rekolteleri alan bu adam ihtiyaçtan tarlasını neden sattı? Zenginleşmesi gerekmiyor muydu? Emminin tarla satacağını dört sene önceden nasıl tahmin ettim? Nerede hata yaptı? Konumuz bu. Başlayalım.
.
Emmi elindeki paranın kendi parası, onda tapusu olan tarlaları da kendi tarlası sanıyor. Banka hesabında onun adı yazsa da para onun parası değil. Makinalar da tarlalar da onun tarlası değil. Emmi burada hata yapıyor, biçerdöveri kendi biçerdöveri sanıyor. Açıklayayım.
Zenginlik ya da fakirlik denen kavram görecelidir. Zengin bir muhitte, mesela Etiler, domatesin kilosu 150 liraya satılırken Gelibolu’da 30 liraya bizim köyde 15 liraya satılıyor. Cebinizde 50 lirayla Etiler’de yarım kilo domates alamazsınız. Önemli olan sizin kazanıyor olmanız değil, diğer insanlardan daha fazla kazanıyor olmanız. Başka bir ifadeyle kriz döneminde onlardan daha az kaybediyor olmanız gerekiyor. Peki bunu nasıl hesaplayacağız? Herkesin kazancının ortalaması diye bir şey var mı? Var, iki kolay hesap var.
İlki mevduat faizi. Yani paranız var, bankaya yatırıyorsunuz ve hiiç yorulmadan banka paranızı işletiyor ve dönem sonunda trink diye hesabınıza faizini yatırıyor. Diyelim ki bizim emmi biçerdöverini şimdi satmaya karar verse eline 6 milyon geçiyor. Hesap da rahat olsun, mevduat faizi yıllık %33 olsun. Buna göre bir sene sonra hesabına 2 milyon daha yatacak.
Bu iki milyon şu anlama geliyor: bizim emmi elden ayaktan düşse, hiçbir iş yapmasa kazanması gereken para iki milyon lira. Yani en kötü sezonda bile o biçerdöverden iki milyon lira kar etmesi gerekiyor. Emmi ne kadar kazanmış olmalı: 700-800 bin...
İkinci hesap ortalama kazançla alakalı. Eli ayağı tutan, ticaret adam yapan insan kaç lira kazanıyor? Bunu kabaca hesaplayabiliriz, hem de çok kolay. Para hesabını en iyi borç veren bilir, bankalar. Bankaların borç verme faizine bakacağız. Bu faizin içinde enflasyon var, merkez bankası politik faiz var, kredi batık çıkma oranı, reel faiz, banka giderleri ve karı da var. Hesaba girmeden önce neden borç verme faizine baktığımızı açıklayayım. İhtiyacı olan bankadan para çektiğinde bu faizle borç alıyor. Yatırım yapacak olan gene yatırımını bu faize göre yapıyor, çünkü para girişi durursa bankadan borç alması gerekecek ya da o faizle bankaya borcunu ödeyecek. Çanı o belirliyor. Bunu yakalama şansınız olmasa da yakın tutturmanız gerekiyor.
Farzı misal bizim emmi bankaya gitse “ben sizden 6 milyonluk kredi çekeceğim, bir sene sonra hesabınıza yatıracağım dese” banka ona 3,5 milyon lira faiz ödeyeceksin diyecek (%58). Bu bankalar hırsız anlamına gelmiyor, bu bizim emminin ülkenin geri kalanını yakalaması için 3,5 milyon lirayı biçerdöveriyle kazanması gerektiğini söylüyor. Hadi üç iki yüz olsun. Bu seviyeler gerekli bizim emmiye.
Burada önemli bir uyarı yapayım. Bu hesaplar çooook kaba. Yatırım tavsiyesi değildir. Neredeyim, ne yapmalıyım diye hızlı hesap yapmanız gerekirse size mertebeyi gösterecek el hesabıdır. Paranız var diye gidip biçer döver alamayın, alırsanız her sene yapmanız gereken işin altından kalkabilir misiniz ona bakın.
Bizim emminin nerelerde tarlası olduğunu, hangi alet edevatı olduğunu köydeki herkes biliyor. Elindeki aletlerin bugünkü satış fiyatlarını alt atla yazdım. 11-12 milyon civarı bir fiyat çıktı karşıma. Emminin kaç kilo buğday aldığını ve kaça sattığını da biliyorum. Bağrını gere gere her yerde anlatıyor. Oradan kazancı çıktı. Bankadan yıllık borçlanma faizini ve mevduat faizini de gittim öğrendim. Hesapladım. Hesaba göre emmi yılda 3-4 milyon lira ülkenin gerisinde kalıyor. Ya yaşam kalitesini düşürecek ya da tarla satacak. Yaşam kalitesini daha düşüremez. Üç yıl dayandı, dördüncü yılda tarlasını sattı.
Bizim emmi tarlasını şimdi değil de tarım desteklerinin havada uçtuğu –ihtiyacı olmadığı dönemde- yani 4-5 sene önce satmış olsaydı ve parayı bankaya mevduata koysa ve hiç dokunmasaydı, ne olurdu? Yatırım tavsiyesi vermiyorum, sadece krizde olduğumuzu bilip önden tedbir alsaydı. Emmi bu yıl ülkenin ortalamasının 1,5-2 milyon lira önünde olacaktı. Diğer emmilerin sattığı tarlaları alacak hatta bedavaya getirecek, ektiği alanı büyütecekti.
.
Baştan diyeyim yukarıdaki hesap doğru değil. Konuyu bilen birinin önüne koyarsanız hangi akıllı size bu hesabı öğretti der. Bana laf getirmeyin :) Ancak üretimdeyken oturup uzun uzun reel getiri, aylık hesap yıllık hesap yapabiliyorsanız ne ala. Yapamıyorsanız, alet edevatınızın şimdiki ederini bir kâğıda yazın ve toplayın. Mevduat ve banka borç verme faizini öğrenin. Çarpıp bölün. Bu yıl kazanmanız gereken karı göreceksiniz. Mutlaka onu yakalamaya çalışın, ne olursa olsun mevduatın altına düşmeyin. Ek iş yapın, başka yerden gelir elde edin ama düşmeyin.
Mevduat faizleri yükseldi demek "oooohh ne güzel daha çok para kazanacağız" demek değil yani. Daha da çalışmanız gerekiyor demek. Sevinmeyin, üzülün.
.
Son şey. %2-3-4 enflasyon enflasyondur. %7-8-9 hadi 10 yüksek enflasyondur. %30-40-50 enflasyon diye bir şey olmaz, olamaz. Bu şartlarda hakkıyla üretim mümkün değil. Ne yapacak emmiler, dönümden 4 ton buğday mı kaldıracak? Böyle bir şey teknik olarak mümkün değil ki? Bu arada benim emmi satıştan gelen parayı eline geçtiği gibi ezdi. Lost’taki sayaç gibi başa sardı. 2-3 seneye kalmaz tarla satar, ahana buraya yazıyorum.
Enflasyonun bir an önce düşmesi gerekiyor. Ülke ortalamasına göre hesapladık, bir de olayın dünya ortalaması var. Nasıl bizim emmi köyde biçerdöveri var diye kendini aga sanıyorsa, bu tekneden bulunan herkes - hepimiz- kaybediyoruz. Bu işin kazanını yok. Çok kaybediyoruz çok...




