26 Mayıs 2026 Salı

kavram: müdahalesizlik

Akşam hayvanlar ağıla geri dönerken bir terslik olduğunu anladınız. Bir sayayım dediniz, eksik var. Kurt kapmış gene. Nedir kardeşim bu kurttan çektiğimiz, vuralım gitsin.

Vurdunuz gitti, kurt murt kalmadı ormanda.

Kurt sadece koyun mu yiyordu? Geyiktir, domuzdur ne varsa avlayıp mideye indiriyordu. Hani bakamayıp dağa bıraktığınız sokak köpekleri var ya, onları da. Kandırıp insanlardan uzağa çekip onu da mideye indiriyordu. Çakala denk gelirse çakal da. Gerçi çakal akıllı, kurdun kokusunu aldı mı arkasına bakmadan topuk…

Aradan 4- 5 sene geçti, tarlalara domuzlar dadanız oldu. Belediyenin saldığı sokak köpekleri artık her yerde. Çakallar eskiden insandan kaçardı, pek sallamıyor artık. Koyunalar onlar dadanmaya başladı. Ormanda derelerine tarafında ot bitmez oldu, en taze en körpe otları, sürgünleri yiyor geyikler.

Kurdu öldürdük de başımıza daha büyük iş mi aldık?

Evet aldık, kurdu öldürdük ama kurdun hayatta kalmak için yaptığı her iş bize kaldı. 20 kurt öldürdüyseniz her yıl en az 200 domuz yavrusu, 50 sokak köpeği, 20-30 geyik bir o kadar da çakal vurmalı ya da sağlam yaralamalısınız. 200 domuz bir şey değil, belediye de köpekleri uyutur zaten.

Başlasın av!

Av başlasın da hangi geyikleri vuracağız? Kurdun yediği hasta ve zayıf geyikleri mi, yoksa büyük boynuzluları mı? Dişileri mi erkekleri mi? Büyük boynuz olsun, eve de süs olsun. Hasta hayvanlar üremeye devam ededursun biz geyiklerin en güçlülerini vuralım.

O da ne? Kene sayısı mı arttı? N’oldu ne alaka? Heee, kurt yok diye geyikler koyunların otladığı yerlerde takılıyor, kene yayıyor. Hadi geyikleri ilaçlayalım. İlaçladık da çakallar ne olacak. Geyikten çok çakal var ormanda. Her gün avcıların bıraktığı beleş yemek var. Çakallarda av kotasını arttıralım.

Bu işin sonu yok, biz bu işten sıyrılalım demişler Yellowstone’da. Türkiye’deki milli parkların hepsini bir araya getirin, bir Yellowstone etmez. O kadar büyük. Sabahtan akşama kadar ava mı çıkılır? Vursak bile, geyikler gene açık arazinin içine ediyor… Kurdu geri getirelim, salalım. Onlar yapsın.

Hayvancılar isyan ededursun kavga dövüş kurtları geri getirmişler Yellowstone’a. Milli park kurtulmuş.

İlk başta müdahale etmese miydik? Kurtları temizlemek yerine hayvanları daha sıkı mı kontrol etseydik? Kurtların öldürdüğü hayvanlar için bir tazminat sistemi kursaydık daha iyi olmaz mıydı?

.

Tarımda da aynı hikâye var. Mantar hastalıkları zeytinin en zayıf noktasıdır. Hasat sonrası ve bahar başlangıcı bordo bulamacını, havalar sıcaksa sıvı bakırı dayarlar zeytine. Baştan sona yıkarlar ağacı. Süper, bakır var mantar yok. Eeee?? Bakır sadece hastalık yapan mantarları öldürmüyor ki, topraktaki yararlı mantarları da öldürüyor. Topraktaki yararlı mantarlar bitkinin iz elementleri ve diğer besinleri almasını sağlıyor, bitkinin hastalık direncini arttırıyor. Al sana iş, her 15-20 günde bir sabah erken kalk, tüm zeytinliği baştan sonra yapraktan besle. Bitki direnci düştüğü için zeytin sineği zararı fazla olacak, bir de onunla mücadele et.

Yaptığınız her müdahale size ilave iş yükü olarak geri dönüyor, çünkü biz ne kadar hassas davranırsak davranalım doğadaki kadar tam ayarında müdahale edemiyoruz başımıza yeni işler çıkarıyoruz.

.

Müdahalesizlik prensibine göre doğanın işleyişine yapacağınız her müdahale sizi daha da müdahale etmeye zorlar. Bu yüzden bir sıkıntıyla karşılaştığınızda aklınıza ilk müdahale etmeliyim fikri gelmemeli, oturup bu sıkıntı neden oldu diye düşünmeli. Etkinizden emin değilseniz müdahale etmeyin, edecekseniz de olabilecek en az müdahale ile işin içinden sıyrılmaya çalışın.

Fukuoka’nın İngilizce kitabında do-nothing diye ifade edilen şey bu, Müdahalesizlik prensibi. Bir şey yapmamak değil, ilk tepkinizin müdahale etmek olMAması.

Müdahalesizlik prensibinin zayıf kaldığı noktalar var (meyve ağaçlarının budanması ve Akdeniz ikliminde yakıt (yabani ot) birikip yangın riskini arttırması gibi) ama bu yazı şipşak, o noktaları başka bir yazıda inceleyelim.

“Sağlıklı ve olgun bir sistemde (ekosistemde) işleyişe müdahale etmek, sistemi kararsızlaştırır ve sizin konuya daha da dahil olmanıza ve tekrar tekrar müdahale etmenize neden olur. Bu yüzden etkisinden ve kapsamından tam olarak emin değilseniz müdahale etmeyin. Edecekseniz de ilave çıkacak işleri öngörüp baştan önlem alın.”