21 Şubat 2026 Cumartesi

çalakalem: tuta ve uygulamalı ekoloji

Doğal tarım deyince ortam hemen romantikleşiyor. Romantizme kimsenin itirazı yok da olay ne hikmetse direniş, anarşi ya da satış ve pazarlamaya kayıveriyor hemen. Bu aralar arılar ve yarasalara kafayı takmış haldeyim. Amacım çiftlikte onlar da olsun değil, üretimin parçası olsunlar istiyorum. Nasıl olsa ilişkiler olmadan biyoçeşitliliğin anlamı yok. Adım adım ilerleyelim, hem siz de süreci görmüş olun.

Merakımın arılara kaymasını normal karşılayabilirsiniz. Yarasalar tuta’dan çıktı. Ah ne illettir tuta.

1. Aşama: Sıkıntı, problem tarifi ve gözlem

Sıkıntı:

Tuta, nam-ı diğer domates güvesi baş belasının kelebekler ailesindeki adıdır. Üreticiye sorarsanız kullanacağı en naif tabir oe’dir çünkü üründe %100 kayba neden olur. Öyle %10-15 kayıp değil, komple kaybediyorsunuz. Bilmeyenler için domates masraflıdır. Fidesi pahalıdır, bitkisi açtır toprağı güçlü ister. Üretim boyunca ilgi ister, işçiliği pahalıdır. Ürünler tam kızarıyorken tuta gelir tarlayı mahveder. Vıcık bir şey kalır. Tarla dolusu çürük domates arasından temiz domates bulmaya çalışırsın. Bari fidenin parsı çıksın diye üstün başın çürük domates…

Bu arkadaş aramıza Güney Amerika’dan katıldı. Avrupa’ya sıçramadan hemen önlem alınması gerekiyordu, AB oralı bile olmadı ve tüm kıtayı sardı. Sonra bizim üzerimizden doğuya seyahatine devam etti, bugünlerde Malezya’ya kadar ulaşmıştır.

Tarım ilaçları arasında bazıları var ki kullanmasan olmuyor, kullanırsan da olmuyor. Bunlardan biri süne ilacı. Bizim çiftçiler çok sever hem böcekten kurtulurlar hem de akıllarında “kaderlerimizde nasıl öleceğiz” sorusu kalmaz. Ot öldüren de aynı tayfadan. Tuta ilaçlarını bu gruba genelde koymazlar. Ancak tarladaki etkisini görürseniz, yani benim gördüğüm kadar gördüyseniz, tuta ilaçlarını yakınınızda tutmazsınız. Bahçede böcek namına ne varsa öldürür, kuş muş kalmaz. Birkaç sene ardı ardına tuta ilacı kullanılan tarlaların etrafında bir tane bile kuş göremezsiniz. Süne ilacı bile bu kadar etkili değil.

Yok mu tutanın çözümü? Var gibi. Organik sertifikalı tuta ilacı var. Var da etkisi aynı. O yüzden bilinci üreticiler tuta ilacını -organik sertifikalı olduğu halde- ürün kaybı %60’ları geçmediği sürece yani çok gerekli olmadığı hallerde kullanmaz. Burada okuyup etrafa basacakları için ismini yazmıyorum. Geriye doğa diye bir şey bırakmıyor.

Feromonla çalışan tuta tuzakları var.  Tam olarak ne sen söyle ne ben diyeyim. Bize bayat feromon mu satıyorlar ne yapıyorlar? Üreticiysen ve kafayı yemek istiyorsanız tuta tuzağı kurun. Bazen işe yarıyor bazen yaramıyor. Feromonu taksan da takmasan da yakaladığı tuta miktarı aynı. Koskoca tarlanın ortasında sinirden bağırtır insanı.

Özetlemek gerekirse hem tuta baskısı hem de yazın fazla üretim sonucu fiyatlar çakıldığından üreticilerin çoğu tuta sezonunda domates ekmez, ona vakit ayırmaz. Mesela Kirpi’de Haziran 1’den sonra domates ekemez miyiz? Ekeriz. Ekiyor muyuz? Hayır. Neden? Tuta!

Problem:

Tuta mücadelesi için doğal çözüm var mı? Doğal yöntemler ile tuta’yı baskılamak mümkün mü?

Gözlem ve denemeler:

Genel sıralamayı takip edelim. “Başkaları ne yapıyor, aynısını yapayım”, “Yapay zekâ ne diyor”, “iş başa düştü” :)

  • Başkaları ne yapıyor? Yapışkan tuzaklar:

Tarlayı gözlemlerseniz yapışkan tuzakların etkili olduğu göreceksiniz. Tüm tarlayı etkilemiyor ancak tuzakları 5 m ara ile asarsanız ve her 15-20 günde bir yenilerseniz oldukça baskılıyor. %90 satılabilir ürün oranına ulaşıyorsunuz. Her beş metrede bir tuzak demek kabaca dönüme 30-40 tuzak asmak demek, bunları her ay yenileseniz (biraz gerçekçi olalım) kabaca 120-150 tuzak eder (yapışkan kartları satan firmalar 100-120 adet diyor). Dönüme 50-100 dolar masraf ekleniyor.

Yapışkan ve su tuzakları işe yaramıyor değil, yarıyor. Lakin hem ilave iş hem de zamanlamasının doğru olması gerekiyor. Geçen yıl ilginç bir olay yaşadım. Tuzakların değişim zamanına daha var diye kontrol etmedim, meğerse hepsi sinek kaplanmış. Haftalık hasat zamanı gelip domateslerin arasına girdiğimde önümüzdeki 3 haftalık ürünün çöp olduğunu gördüm. Tuzakları sık sık yenilemeniz ve en kötü gün aşırı kontrol etmeniz gerekiyor. Bir iki dönümde bunu yapabilirsiniz, ancak alanınız daha büyükse tuzaklar da yetersiz kalıyor.

  • Yapay zekâ ne der?

Yapay zekâ akıl almaz olanaklar sunsa da onu sizin için araştırma yapan biri gibi düşünün. Yönlendirme istiyor. Sizden daha bilgili olmasını beklediğiniz anda çuvallıyor. Örnek:

“Below is an agroecology-aligned, organic-friendly way to bring Tuta absoluta down in open-field tomatoes around Gelibolu / Çanakkale, Turkey—focused on building a strong natural-enemy community + prevention + pheromones (the backbone of successful IPM for this pest).

1) Animals to promote (and how to promote them)

A) Predatory mirid bugs (key “front-line” predators in Mediterranean tomatoes)

These are consistently highlighted as important Tuta predators in Mediterranean systems.
Promote especially:

  • Nesidiocoris tenuis
  • Macrolophus spp. (incl. Macrolophus melanotoma locally reported in Çanakkale; and M. pygmaeus widely used/recognized around the Mediterranean) “

B) Egg parasitoid wasps (prevent the next generation)

  • Trichogramma achaeae

C) Larval parasitoid wasps (hit the damaging stage)

D) Coccinellids (ladybird relatives) and generalist predators

Demiş Chatgbt. Ancak eğer ekolojik bir çiftlikle uğraşıyorsanız bu arkadaşlar zaten bahçenizde mevcuttur. Bu çeşitlerden toplamak istiyorsanız Kirpi’nin çiftliğine gelin, abartısız kavanozlar dolusu toplarız iki günde. Demek ki çare bunlarda değil. Geçelim son adıma.

  • İş başa düştü:

Akşam gün biterken yorgunluktan domateslerin yanına oturup kaldığım çok oldu. Kafamı kaldırıp gün batımına baktığımda yarasaların yerden 6 metre yüksekte uçtuklarını ve zaman zaman domateslere pike yaptıklarını gördüm. Heee, demek bu arkadaşlar domateste olan bir böcüğü yiyor.

Yarasalar tuta yer mi? Bizim sorumuz bu.

Yup. Makaleleri araştırsanız kertenkelesinden kurbağasına birçok canlının tutayla beslendiğini göreceksiniz, ama en çok tutayı mideye indiren yarasaymış.

İkinci aşamaya geçmeden önce bir Yapay zekâ kontrolü yapalım. YZ’ye bir daha sorarsanız (başka hayvanlar yok mu ya tuta yiyen diye) var var deyip başka başka hayvanlardan bahsediyor. Ancak hiçbir zaman size tam listeyi vermiyor. O yüzden gözlem esastır. Önce gözlem yapın, sonra araştırın, YZ size yardımcı olsun.

2. Aşama: araştırma, fikir ve uygulama

Araştırma:

Belli ki yarasalar domateslerin üzerine pike yapıp bir şeyleri mideyi indiriyor. Bakalım bu gözlem doğru mu? Yarasaları böcek sayısını azaltmada kullanabilir miyiz?

Bir bir hafta bu konuyu araştırdım. İlginç makaleler okudum, araştırmanızı tavsiye ederim. Özü itirabiyle evet, yarasalar zararlı sayısını azaltıyor. Bu konu bilhassa çeltik üretiminde araştırılmış ve görülmüş ki yarasaların giremediği tarlalarda zararlı sayısı %50 ila %100 artıyor. Konuyu daha detaylı araştırmak isteyenler “Bats and rice: promoting integrated pest management to enhance biodiversity conservation” diye aratabilir. kaynak bağlantısı

Grafikte üst kısım yarasaların girmesine izin verilmeyen alanda “böcek zararı olan bitki adedi” altta da açık (yani yarasaların avlanmasına engel olmayan) alan var (çeltik)  

Araştırmaya devam ettiğimde yarasaların bazı çeşitlerinin tutayla beslendiğini gördüm. Bazıları tercih etmiyormuş. Hangilerinin tutayla beslendiğini not ettim.

Araştırmanın bu aşamasında “domates zararlısı tutayı baskılamak için yarasa” gibi bir araştırma, çalışma veya projeye denk gelmedim. Atlamış olabilirim. Gerçi agroekolojinin – yani tarımda uygulamalı ekolojinin bu aşaması- bu kısmı daha yeni yeni araştırılıyor. Muhtemelen pirinçteki çalışmalar bittikten sonra domatese ve diğer ürünlere geçecekler. O yüzden büyük beklentiler içinde olmamalı.

Araştırmanın sonunda yarasaların böcekle beslendiğini, bu sayede tarladaki zararlı sayısını düşürdüğü, hangi yarasa çeşitlerinin tutayla beslendiğini ve bu çeşitlerin habitat ihtiyaçlarını öğrendim. Bunları defterime yazdım. Bize şimdi fikir gerek :)

Fikir:

Biyologlar ve çevreciler hemen bu aşamada yarasaları korumayı ve yaşam alanlarını geliştirmeyi planlamaya başlıyor. Yanlış değil ancak uygulamalı ekolojinin olayı bu değil. Uygulamalı ekolojide topladığımız bilgileri uygulamaya çeviriyoruz. Hali hazırda zaten yarasa tarlada mevcut. Zaten üretim alanında ekolojik prensipleri takip ettiğimiz için yarasalara (ve diğer canlılara) elimden geleni yapıyorum. Belki onlar için bir yuva/kovan hazırlayabilirim, su içmeleri için ilave havuz kazabilirim. Bunlar koruyucu işlemler olur. Uygulamalı ekolojide, adı üstünde, ekolojiyi üretime uygulamamız gerekiyor. Bize uygulanacak bir fikir lazım.

Klasik taktiklerden biri zararları daha görünür kılmaktır. Mesela dal yığınları fare türevi canlıları toplar. Tarlanın ortasına, avcıların rahat pike yapılacak bir yere konumlandırırsınız, baykuşlar sizin için fare sayısını asgaride tutar. Mis.

Tutayı yarasaya çekmeli ama nasıl? Koku (feromon) işe yaramıyor. Güveler ışığa gelir, ışıkla yapsak? Yerden 3 m yüksekte ışık olsa, tutalar ışığa uçtuğunda yarasa da onu yese? Olur mu bu iş?

Sorularımız şöyle:

  • Tuta hangi ışığa uçar? Hangi renkleri tercih eder?
  • Yarasalar gece canlısı malum. Onları rahatsız edecek ışıklar hangileri? Parlaklığı ne olmalı?
  • Işıkla tuta avlayan tuzaklar halihazırda var mı?
  • Bu fikir çalışacak mı? Tuta sayısını bu şekilde kontrol altında tutabilir miyiz?

Bu soruların cevapları için gene bir araştırma yapmak gerekti. Sizi yeteri kadar boğdum, cevaplar:

  • Evet, ışığa zafiyetleri varmış. Tutanın erkeği başka ışığı seviyormuş, dişisi başka. Bize Sarı beyaz, 60W ışık gerekliymiş. Bitki seviyesinden 30 cm yukarı konması tavsiye ediliyor.
  • Evet yarasaların şevkini kıran ışıklar var. Şanslıyız ki tuta’ya hitap eden aydınlatmalara yarasalar pek takılmıyormuş. Otopark aydınlatmıyoruz sonuç olarak.
  • Bu fikri sahada denemek gerek. Denemeden bilemeyiz.
  • Evet, halihazırda tutayla mücadele için ışık kullanan tuzaklar varmış. Ancak genelde seralarda kullanılıyormuş. Dönüme 1 adet konurmuş. Bu taktiği açık alana uygularsak ve tutaları yarasalara yedirirsek ilaç kullanmadan tuta mücadelesi yapmış olacağız.

Uygulama:

Uygulamayı bu sene, 2026’da deneyeceğim. Aklımda iki uygulama var.

Biri yerden 2-3 m yüksekte bir aydınlatma çemberi. Çemberin altını tutayı cezbeden renge boyayacağım, üstünde güneş paneli olacak. Aydınlatma çemberinin altında ve direğinde tutayı cezbeden ışıklar olacak. Direğe yapışkan tuzakları kolay asmamı sağlayacak aparatlar takacağım (yarasa fikri çalışmazsa gümbürtüye gitmeyelim). Dönüme 4 tane yarasa av tuzağının fazlasıyla yeterli olacağı fikrindeyim.

Aydınlatmanın yerden yüksekliği tavsiye edilenden yüksek olduğu için bir de yer tuzağı kurma fikri geldi. Yer hizasında feromonla çalışan tuzaklar mevcut, ancak ışıkla çalışana denk gelmedim. Su altı ışıkla çalışan, kertenkele ve kurbağaları çekecek, seyyar ve hafif bir tuzak tasarlayalım. Yer hizasındaki tuta’ları da böyle yakalayalım. Elektirği direkten alırım.

3. Aşama: Gözlem ve Kayıt

Tuta ile beslenen yarasa çeşitlerini de ekolojik tarım çeşitleri listesine ekledim. Yani bu yarasa çeşitlerinin çiftlikte rahat etmesi için gerekli barınma alanlara, su kaynaklara ve diğer ihtiyaçlara dikkat edilecek imkân varsa genişletilecek. Şansımıza bu çeşitler mağara istemiyor. Tasarımda tercihlerine dikkat ediyoruz. Diğer yarasa çeşitleri de tutayla besleniyormuş ancak tuta onların diyetinin anca %4'ü. Bu çeşitlerin (adları kalbimde saklı) besinlerinin %40'ı tuta. Hıhım, yarasa dışkısılarını tarayarak yapılan çalışmlardan hangi böceklerle beslendiklerini tespit etmişler. Bu çeşitlerin tuta düşkünlüğü benim makarna bağımlılığımla yarışır.

Av tuzağının işe yarayıp yaramayacağını, yararsa da ne kadar yarayacağını bilmiyoruz. Bu sezon en az bir prototip üretip bostana koyacağım. Sonuçları kayıt altına alacağım. 

Agroekoloji denen hede (tarımda uygulamalı ekoloji) esas bundan sonra başlıyor. Kayıt tutuyorsun, gözlemliyorsun. Buraya kadar siz hiç bir "direniş", "anarşi", "ürün satış pazarlama" gördünüz mü... Ben de görmedim. Bol bol makale gördüm ama. Ortam değişik. 

Sonuç: İlaç (organik sertifikalı olsun ya da olmasın) kullanmadan domates üreteyim dedim abartısız 40-50 makale okudum, 20 farklı fikir arasında gittim geldim. Lütfen “agroekoloji”yi markalaştırmaya çalışan, doğal tarım diye bordo bulamacına abananlara dikkat edin. İlaçsız üretim demek kolay, yapması oldukça meşakkatli.

Sorularıma cevap veren, maillerime dolu dolu cevap dönen herkese, araştırma görevlilerinden hocalara sonsuz teşekkürler.